Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Türkiye’de bir kamu kurumuna soru sormanın en zor yanı, cevap alamamak değildir. En zor yanı, cevap verilmiş gibi yapılıp aslında hiçbir şey söylenmemesidir.
Son günlerde Giresun’da yaşanan tartışma bunun en güncel örneği oldu.
Giresunspor Başkanı Emin Eltuğral günlerdir isim veriyor, olay anlatıyor, tarih söylüyor, iddia ortaya koyuyor. Beklenti neydi? Aynı açıklıkta, aynı netlikte cevaplar verilmesi…
Ama olmadı.
Bunun yerine alışıldık bir cümleyle karşılaştık:
“Tüm işlemler mevzuata uygundur.”
Ne güzel…
O zaman mesele kapanmıştır(!)
Öyle mi gerçekten?
Bir kamu yöneticisi, “Mevzuata uygundur.” dediğinde artık kimsenin soru sormaması mı gerekiyor? Gazeteciler kalemi bıraksın, vatandaş merak etmeyi bıraksın, kamuoyu da “Müdür öyle diyorsa doğrudur.” deyip dağılsın…
Demokrasi böyle işlemiyor.
Çünkü mevzuata uygunluk iddiası, ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Tam tersine, belgelerin konuşmasını zorunlu hale getirir.
Mesela Azerbaycan gezisi…
Kim, hangi görevle gitti?
Muhasebe müdürünün o programdaki görevi neydi?
Masraflar nasıl karşılandı?
Ortada resmi görevlendirme var mı?
Bu soruların cevabı “mevzuata uygun” cümlesi değildir.
Stat konserleri…
Başka şehirlerde yapılabilen organizasyonlar neden Giresun’da yapılamadı?
Aynı ülkenin kanunları başka illerde farklı mı uygulanıyor?
Yoksa Giresun’da farklı bir yorum mu tercih edildi?
Ticari alanlar…
Neden bazı uygulamalar yapılırken Giresunspor’a kanunun tanıdığı kolaylıklar kullanılmadı?
Bunun gerekçesi nedir?
Yüzme havuzundaki zehirlenme…
Sorumlular kimdi?
İnceleme ne sonuç verdi?
Bakım ve onarım ihaleleri…
Yaklaşık maliyet neden konuşuluyor?
İhaleleri kimler aldı?
Pazarlık usulü kaç kez uygulandı?
Bu soruların hiçbiri kişisel değildir.
Hiçbiri hakaret değildir.
Hiçbiri kurum düşmanlığı değildir.
Bunlar kamu adına sorulan sorulardır.
Çünkü söz konusu olan, milletin vergisiyle yapılan tesislerdir.
Kamu yöneticileri zaman zaman bir gerçeği unutuyor.
Devlet, makam odası değildir.
Devlet, millettir.
O koltuklar da kimseye ömür boyu verilmiş mülk değildir.
Bugün o makamda oturan yarın olmayabilir. Ama geride bırakacağı en önemli miras, “Ben hesap vermekten kaçmadım.” diyebilmesidir.
Asıl mesele de budur.
Hiç kimse Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden edebiyat yapmasını istemiyor.
Kimse uzun basın açıklamaları da beklemiyor.
Beklenen şey son derece basit.
Belge.
İhale dosyası.
Görevlendirme yazısı.
Resmî evrak.
Harcama kalemleri.
Kararların dayanağı…
Çünkü belge konuştuğunda yorum susar.
Şüphe ortadan kalkar.
Güven yeniden inşa edilir.
Ama belgeler yerine sloganlar konuşursa, tartışma da bitmez.
Bugün Giresun’un ihtiyacı yeni bir polemik değil.
Yeni bir basın açıklaması da değil.
İhtiyaç duyulan tek şey, kamu yönetiminin en temel ilkesi olan şeffaflıktır.
Şeffaflık, “Bana güvenin.” demek değildir.
Şeffaflık, “İşte bütün belgeler burada, buyurun inceleyin.” diyebilmektir.
İşte o gün tartışmalar gerçekten sona erer.