Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Öncelikle geçen haftaki yazımla ilgili bir düzeltme yaparak satırlarıma giriş yapmak istiyorum.
O yazımda belirttiğim pozisyon sonrası kazanılan penaltıyla ilgili beni arayan dönemin futbolcularından Adil Tozlu, atışı Raci’nin kullanmadığını belirterek şunları söyledi:
“Teknik Direktör Çetin Güler (Arap), atışı benim yapmamı istedi. Ancak ben de atışı kullanması için Haydar’a bıraktım. Vuruş gol olmuş ve Giresunspor kümede kalmıştı.”
Satırlarımı karalamaya başladığım sıralarda, o çotanak armalı formayı giyen futbolculardan bazıları yine gözlerimin önünde canlanır gibi oluyor.
O futbolcular, transfer dönemlerinde profesyonel futbolcu olduklarını belirten mukavelelere imza atmalarına rağmen, asla amatör ruhu kaybetmeden mücadele eder, profesyonelliği ikinci planda tutarlardı.
Onlar için para her zaman ikinci plandaydı. Takımlarının kazanması ve puan alması için mücadeleyi ön planda tutarlardı.
Şimdi soruyorum:
“SON YILLARDA BÖYLE FUTBOLCULARA RASTLAMAK MÜMKÜN MÜ?”
Giresun amatöründen Giresunspor’a kazandırılan futbolculara geçmeden önce bir isme işaret çekmek istiyorum.
“HİKMET HANCIOĞLU”
Mumyalı eşrafından olan ve Giresunspor’un kuruluşu ile sonrasındaki fanatikliğiyle tanınan “Kambur İlyas”ın torunudur.
Hikmet Hancıoğlu, Giresunspor altyapısından A Takım’a yükselmiş olup 1980 yılının Temmuz ayında Ankara Ankaragücü takımına transfer olmuştur.
Giresunspor’dan ayrılırken de kulüpten olan alacaklarının üzerini çizmiştir.
Osman Kale, oynadığı yıllarda Giresunspor defansının bel kemiği durumundaydı.
Kaleci Necdet Sarıalioğlu, Giresunspor kalesini koruduğu yıllarda bir deplasman maçı öncesinde Teknik Direktör Tezcan Uzcan tarafından 16 kişilik kadroya alınır. Fakat sonrası mı?
İkamet ettiği Ordu’da hazırlığını yapar ve kafile otobüsünü bekler.
Otobüs geldiğinde, aşağı inen bir yönetici kendisine, Teknik Direktör Tezcan Uzcan tarafından kadrodan çıkarıldığını ve yerine Göreleli yeni transfer Ünal Odabaş’ın alındığını söyler. Bunun üzerine morali bozulan Necdet, evinin yolunu tutar.
Bulancak patentli Katan Birol Özmen, Giresunspor’un unutulmaz futbolcuları arasındadır.
Onunla ilgili bir anımı yazmadan geçmek istemiyorum.
Giresunspor’un lig maçı İstanbul’da oynanıyordu. Doksan dakikanın sonunda maç kadrolarını aldığım gazeteci arkadaşım Hakan Sümerer’in onun için söylediği sözler hâlâ kulaklarımdadır:
“Maşallah, göbeği de poposu da yerinde ama futbolu muhteşem.”
Birol Özmen, Giresunspor’a santrfor olarak transfer edilmesine karşın daha sonraki yıllarda takımın değişmez liberosu olmuş ve yıllarca kaptanlığını yapmıştır.
Doksan dakika boyunca çotanak armalı forması için rakibin tekmesine kafa koyan Mehmet Çeçen için ne demeli?
1980’li yıllarda Giresunspor’un deplasmanda Erzincanspor ile oynadığı bir maç vardı.
Açık tribünden maçı sessizce izliyorduk. İkinci yarıda Giresunspor, Erzincanspor yarı sahasına geçtiği anda hakemin düdüğü duyuluyordu.
Maçın sonlarına doğru Erzincanspor, Giresunspor’un sol tarafından kazandığı serbest vuruşu değerlendiremedi. Pozisyonun devamında Mehmet Çeçen’i filelere kadar yuvarlamışlardı.
Ve yine Metin Aktaş, Harun Bayraktar, Şafak Yurt ve diğerleri…
Senelerce ekonomik menfaat gözetmeksizin çotanak armalı formayı terlettiler.
Yeri geldi, transfer dönemlerinde boş mukavelelere imzalarını attılar.
GELECEK HAFTALARDA DEĞİŞİK KONULARDA BİRLİKTE OLMAK DİLEĞİYLE…